Hayal kırıklıklarının şehri - Batum (Batumi)

         Gürcistan sınırı Artvin-Hopa yı geçtikten 30 dk sonra karşınıza çıkar, güne neşeli başlayan gümrük memurlarıyla karşılaşılması durumunda iyice bir eğlenceye dönüşecek pasaport kontrol vs işlemlerinden sonra 15 milyona alınacak yurtdışı çıkış harcı ile yabancı ülke topraklarına ayak basılmıştır. Gürcü tarafı-serbest bölge-Türk tarafını içine alan 1 km lik hat içerisinde Türkçe, Gürcüce, Ermenice, Rusça ve bazı turistler tarafından da ingilizce konuşulabileceğini görmek doğu karadeniz bölgesi için çok çok enteresan bir durum değildir de nedir?
     Sınırı sağ sağlim geçtiniz diyelim (en kısa sürede demek istedim, bazen gürcü ve türk gümrük memurları işleri karınca hızıyla yürütebiliyorlar yoksa herhangi bir tehlike kesinlikle sözkonusu değil) Nasıl gitmeli sınıra en yakın büyük şehir olan Batumi ye? Çok basit.. Yanınıza gelen sayısız taksi şöförlerinden biri ile çok güzel bir pazarlığa yatılır veya çok cüzi bir fiyata minibüs e binilir. (yaklaşık 1 milyon tutar ) taksi de olsa olsa pazarlıkla 5-10 milyondur.
30 dk lık yolculuktan sonra şehir merkezinin kalbinde, kalbinizin daha hızlı attığını hissetirecek kadar enteresan batum şehrine gelmişsiniz demektir.
Büyük sovyet bloklarının, yıpranmış bakımsız şu anki halleri içinizi burkucak olsa da, sovyet mimarisinin kalıntısı opera binası ,kilise gibi ihtişamşı binalar kendinizi  Türkiyeden çok farklı bir ülkede olduğunuzu iliklerinize kadar hissettirecektir.
     Batum  2 farklı şehirdir, 2 farklı mevsimde.. Kışın pek insan yoktur sokaklarda yaz mevsimine oranla. Kumarhaneler boştur. Sokaklar daha da bir pis görünür gözünüze. Halk daha bir yoksuldur kış mevsimi. Hayal kırıklığına uğramış bebek arabası kullanan genç anneler göze seksi gelmekten uzak, çaresizlik abidesi gibi ortalarda dolaşıyorlar hissini uyandırır. Elinde filesiyle pazarda dolaşan yaşlı kadınlar, pazarda 2 bağ maydanozunu satmak için bütün gün bekleyen orta yaşlıları; çürümüş bir koku hissi yaratacaktır beyninizde.
     Biraz güneş açmışsa, mevsim kış da olsa, Lenin caddesinden- sahile ulaşılan yol boyunca haşin bakışlı kafkas delikanlıları, güzellikleriyle meşur gürcü kızları bolca volta atarlar. Hastahanenin arkasındaki cami de (özellikle günlerden Cuma ise) Türk ve Laz cemaatin çokluğuna şaşırırsınız.
     Puşkin caddesindeki döküntü nalburlar, çin malı ucuz tüketim ürünlerinin dolup taştığı pazarlar; her sokakta onlarcasının bulunduğu kumar makinaları dışında sizi Eminönünden Tahtakaleye yürüyormuş hissine büründürür.
     Dünyadaki birçok ülkede hoş karşılanmayan bir ünvan olan Türkiyeden geliyor olmak, Gürcistanda ters teper. Türkiye, Gürcistanın en önemli ekonomik ortağıdır, bir süre daha da bu ortaklığın artarak devam edeceğine hiç şüphe yoktur, ki bu durumun getirileri, heryerde kibarca ağırlanmanız, cebinizdeki paranın gürcistanda ne kadar değerli olduğunu bilerek kendinizi havalarda hissetmenizdir. Gene de Gürcistana gidiyorum, az para yeter diye düşünmeyin. Şayet Çin restorantına giderseniz (Batum küçük bir şehir diye geçmeyin, botanik parkından,üniversitesine, çin lokantasından, kumaranelerine çok geniş yelpazede yapı barındırıyor) Türkiyede güzel bir lokantada ödeyeceğiniz ücretin aynını ödeyebilirsiniz. İçkilerin ucuz olduğu konusu sadece rus votkası ve "made in georgia" ürünler için geçerlidir. Türkiyeden gelen bira,visky,rum gibi içeceklerin fiyatları , üç aşağı beş yukarı türkiye fiyatlarındadır. Ancak tabiki hiçbir barında- en lüksü bile olsa- bir bira için 15-20 ytl isteme terbiyesizliğini göstermezler. En lüx yerde bira= 5ytl
     Gelgelelim Batum 'un gülümseyen yüzüne. Bilneler bilirler, Sovyet Rusya nın en güzel liman şehirlerinden biri olan Batum, aslında bir tatil ve eğlenceler merkezi idi. Bu günlerde özerk bir bölge olarak, iç sorunlarıyla boğuşup, Tiflis yönetimiyle zıt gitse de, yeniden eski şaşalı günlerine döneceğinin sinyallerini veren bir hareketlilik mevcut. Sovyetlerin çöküşüyle beraber inşaat halinde terketilen büyük oteller onarılılıyor, hersene yeni işletmeler, yeni oteller inşa ediliyor. Batum yaz mevsimi bir başka güzel. Kilometrelerce uzanan sahil kesiminde denize girilebiliyor ve çok tabi olarak binlerce kişi gün boyu deniz kıyısındaki parklarda veya kumsallarda vakit geçiriyorlar. Batum limanın karşısındaki büyük mavi-beyaz yapı -ismini hatırlayamıyorum ancak Washington-Beyaz Saray ı andıran mimarisi ile dikkatleri kolayca çekecektir- aslında bir cafe-restaurant. Yemeğinizi yiyecebileceğiniz gibi, içkinizi içip çerezinizi atıştırabileceğiniz çok fonksiyonlu bir işletme. Fiyatları Türkiye de ki benzerlerinin 5te 1 i fiyatında diyebilirim. Örnek vermek gerekirse odun ateşinde bişirilmiş bir fincan kahve 50 kuruş, bir porsiyon haçapuri 1.5 ytl..
Domuz eti yemiyorsanız etli pidelerden ya da sağlam olsun,bütün etlerden uzak durun zira en ucuz et olan domuz eti, kıyısından köşesinden her yemeğe girer. Alternatifsiz Haçapuri denilen çok lezzetli peynirli börek yemeye talim edeceksiniz :) Ama yok ben herşeyi yerim diyorsanız, sağlıklı olduğunu düşündüğünüz hertürlü yerden - ben sadece o mavi-beyaz cafe yi öneririm- herşeyi denemekte fayda var. Yanında da gürcü birası veya gürcü votka sı idealdir.
     Yaz mevsiminde Batum geceleri çok hareketli bir kimliğe bürünüyor. Bekarlar için daha da bir çekici olan gecelerde, sokakların, gürcü dilberlerini, o vücudu saran şık kıyafetlerle sokakları  doldurmuş olarak görmek, insanı ayrı bir heyecanlandırıyor; hiçbirinin ingilizce konuşamadığını birkaç tecrübeden sonra anlamak da bir o kadar hayal kırıklığı yaratıyor. Gene de cennette olmak, sesiniz çıkmasa da güzel olsa gerek.
     Rusyadan,Gürcistanın başkenti Tiflis ten, eski sovyet ülkelerinden gelen turistler bütün kumarhaneleri dolduruyor ve şehir ekonomisine hatırı sayılır bir katkıda bulunuyor.
     Açık hava diskoları gece 11 den sonra olabildiğince doluyor, sokaklar kendinizi amerikan filmlerindeki kasaba festivallerinde hissettiriyor. Lenin caddesindeki hükümet binaları, tarihi yol,cıvıl cıvıl genç nüfus,mercedes otomobiller,lüks dükkanlar, hayal kırıklığındaki gözü yaşlı küçük gürcü kızının, gözyaşlarının kurumaya başlayıp hızla olgunlaştığını anlamanızı sağlayıp, dışardaki dünyanın ne kadar da güzel olduğunuzu çivi ile kafanıza çakıyor..


nasıl gidilir; artvin-hopa dan minibüsle gürcü sınırına. ordan taksi veya yine minibüsle Batumi..Ya da yeni açılan havaalanı hattı ile İstanbul Yeşilköy-Batumi THY
ne yenir; haçapuri
ne içilir, rus votkası (nemiroff güvenilir:)
nerede kalınır: fiyat ucuzluğu aranıyorsa sahile uzak hoteller tercih edilmelidir. Zira Intourist  Hotel =120 dolar :):) Ancak günlüğü 30-40 milyona rahatlıkla kalacak nezih bir yer bulunur.
kullanılan para; lari denen kendi paraları. Hemen hemen heryerde bulunabilecek dövizciler YTL,Euro veya Dolarınızı rahatlıkla bozuyorlar.
Gürcistanda benzin ve mazot oldukça ucuz. arabanızla gidiyorsanız boş depoyla gitmekte fayda var.

Batum Opera Binası'ndan bir fotoğraf.. Fotoğraftaki kızla konuşmamız cabası :)

Yorum Yaz